Açıklama
“Hırsın kokusu şehirlere, vefanın şifası ise sadece dağlara aittir.”
Yirmi yıl önce karanlık bir mağarada, bir keçinin sütüyle hayata tutunan o iki yetim; Cem ve Cemre… Onları kurtlara kuşlara yem etmeyen, bir aslan gibi göğsünde büyüten bir koruyucu Kibriye… Ve sadakatiyle dağları dize getiren, bir köpeğin ötesinde bir efsane; Şahmeran…
Bu, sadece bir intikam hikâyesi değil; toprağın altına gömülen sırların, “Mavi Çiçeklerle” dünyaya yayılan dev bir şifaya dönüşme öyküsüdür. Bir tarafta hırsı için dünyayı yakmaya hazır küresel güçler, diğer tarafta Zülfikar’ın adaletiyle kuşanmış bir vadi halkı.
Vefasız evlatların kapıdan çevrildiği, dilsiz canların baş tacı edildiği, yaşlıların dualarıyla çiçeklerin ışıldadığı bu vadi; insanlığın bittiği yerde başlayan bir mucizedir.
Sormaya hazır mısınız?
Bir insan bir hayvana ne kadar borçlanabilir?
Bir kılıç hem adaleti hem de merhameti aynı anda nasıl keskinleştirir?
Mağaranın karanlığından, “Mavi Işık”ın aydınlığına uzanan bu destanda; her sayfa bir yemin, her satır bir vefadır.
“Çünkü Şahmeran’ın beklediği o mezar başında, sadakat ölümden daha güçlüdür.”







Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.