Açıklama
Bazen hayata yeniden doğmak için bedenin değil, ruhun ölmesi yeterdi. Acı bir geçmişi, artık atmakta zorluk çeken bir kalbi susturmak adına farklı bir dünyaya açılmak belki de en doğru karardı Rafael için. Lakin bedenine sığmayan ve çığlıkları ruhunu sağır eden o kalbini susturmak hiç de kolay olmayacaktı. Ta ki tıpkı kendisi gibi geçmişin derin acıları ile boğuşmaktan artık benliğini kaybetmiş, kim olduğunu bile unutmuş zavallı Min Ji’nin gözlerine bakınca kendine gelene kadar. Min Ji sanki bir aynaydı gözlerinin içine baktığında gelecekteki kendini görmesi adına. Kim bilir, belki de kalbini susturmak için Tanrı’nın gönderdiği ilahi bir ışıktı.
Min Ji için ise Rafael hâlâ bir kalbinin olduğunu ona hatırlatan ve içinde sevgi tomurcuklarını açtıran, Tanrı’nın onun kalbine bahşettiği, en doğru zamanda gelen bir adamdı. İki yaralı yürek ama aynı ruh kokusunu taşıyan iki bedenin buluştuğu bir deli aşktı onların hikâyesi. İkisinin de tarumar olmuş kalplerini susturması uzun zaman alsa da bunu aşk ile yapmayı başarmışlardı ama Tanrı’nın onlara verdiği bu ruh kokusu ve ilahi aşk hikâyesi akıllardan hiç de kolay kazınıp atılacak gibi değildi.
Ne var ki geçmiş denen lanet bir gerçek vardı er ya da geç bir gün karşınıza hiç de beklemediğiniz anda çıkabilen. Rafael ve Min Ji’nin bir deli aşk hikâyesi bunun tam da en gerçekçi hâliydi.
Oysa onlar aşkı asıl hak eden iki sevgi dolu yürek, aynı ruh ama ayrı bedenlerin aşk için verdiği mücadelenin dillere destan öyküsünün unutulmayacak kahramanları idi.








Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.