Açıklama
İnsan hayal ettiği şeye ulaşmak isterken hiç aklınıza bile düşürmediğiniz bir şey sizi bambaşka bir dünyaya yolculuğa götürür. Tıpkı herkesin onu dalgaların kızı diye bildiği ve sadece denizin çılgın dalgalarında sörf yapan Josefina’nın başına gelenler gibi. Tam da son bir adım kala şampiyonluğa, onu aşka çeken şey neydi gerçekten? Hem de gözlerden, dillerden saklı, büyük bir sırrın da ötesinde yaşanacak nasıl bir aşktı bu? Kapılıp gittiği aşk mı onun için hayallerin ötesinde ruhuna kazınacaktı yoksa sörf şampiyonu olarak tarihe adını altın harflerle yazdırmak mı? Bu bilinmezliğin cevabını elbet zaman gösterecekti. Lakin hayat acımasızdır. Bazen serden vazgeçmek yerine içinde taşıdığın sırdan vazgeçmek gerekir. Zavallı Josefina bunu fark ettiğinde aslında hiç de geç değildi ama o geç kalmayı tercih etti. Sonrası çorap söküğünden beter bir sır dünyasıydı âdeta. Attığı her bir adım hayat kırıklığından başka bir şey değildi.
Yine de hayat ona bir kez daha kucak açtı. Belki de eskisinden daha da güçlü bir şekilde. Lakin taşıdığı sır o kadar büyük ve ağırdı ki kalbinden söküp atmak hiç de kolay değildi. Olmadı da. Sonra iki yolun tam ortasında buldu kendini beynindeki iki farklı Josefina olarak. Hangisi ile hangi yolu seçmeliydi ya da hangi Josefina’dan artık vazgeçmeliydi?
Sahi hangi Josefina doğru seçim olacaktı kalan hayatında? Belki günlerce hatta aylarca düşündü bunu ve sonunda da bir karar verdi. Her şeye rağmen mutlu olacağına inanarak yeni bir sayfa açtı, üstelik yine kalbine düşen bir aşkla. Fakat yaptığı tercihin bedelini ağır bir şekilde ödedi sevgili Josefina. Bu kez aşk mı ona ceza kesmişti yoksa geçmişin sırrı mı?
Bu cevabı sanırım Tanrı’dan başkası vermeyecekti.







Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.