Açıklama
Göçün, dünyayı ve kültürleri etkilediği aşikardır; öyle ki edebiyat da bu değişimlerden payını göçle ilgili çeşitli kimlik dönüşümlerine yer vererek almaktadır. Göçle ilgili anlatılar, göçmenlerin bir yandan göç öncesi yaşamlarına kavuşmak isterken, diğer yandan yaşadıkları topluma uyum sağlamaya çalışarak, göç deneyiminden sonra kendilerini yeniden tanımlama çabalarını ortaya koymaktadır. Bu noktada, toplumların sosyal koşulları, bireysel deneyimler merceğinden göç edebiyatına yansımaktadır. Bu çalışma, göç edebiyatı kapsamında göç olgusunu ve göçün kültür ile kimlik üzerindeki etkilerini, kendisi de bir göçmen olan Nobel Ödüllü yazar Abdulrazak Gurnah’ın romanları üzerinden incelemektedir. Romanlarında klişeleşmiş ikili karşıtlıkların ötesinde, daha evrensel üçüncü bir dünya tasvir eden yazar, göçmen karakterlerini minör anlatılarına tanıklık etmemizi bekler. Bu doğrultuda, mevcut çalışmada göçmenliğin kimlik, vatandaşlık, düşünce sistemi, hukuk ve konukseverlik ile ilişkisine yer verilerek; göç öncesi dönemlere geri dönmenin artık mümkün olmadığı çağımızda birlikte yaşam kurallarını düzenleme hususları tartışmaya açılmaktadır.








Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.