Açıklama
“Barış” kelimesini telaffuz etmek oldukça kolay olmasına rağmen tanımı aklımıza bir türlü yatmamaktadır. Bunun nedeni; hiçbirimizin saf ve kusursuz bir barış ortamını görmemiş olmasıdır. Tüm sistemlerde olduğu gibi dünya düzeni de istikrardan ve dengeden kaçınmaya çalışırken “Barış” hayali kurmak acaba ne kadar mantıklı? Gerçek olabileceğine inanmayacağınız ve gerçekleşmesini arzu edeceğiniz bir hikâye…
Erdem ÖKTEM
Okuduğu yazı yalnızca veciz bir söz değildi. O bir amaçtı, bir hedefti ve bir hayaldi artık. “Barış” hayata değer katan her nesneye karşı tahammül göstermek, bunu bozmaya çalışanlara ise insafsızca karşı koymak anlamına sahip olmuştu.
Fakat “Barış”, telaffuz edildiği kadar kolay elde edilemezdi. Dünya tarihinin hiçbir noktasında kusursuz bir barış ortamı yer almaz. Barışı sağladığını iddia edenler ellerine bulaşan kanı temizleyemeden ölmüşlerdir. Ve maalesef her barış dönemi, bir sonraki savaşın hazırlıkları için geçen süre anlamını taşımıştır.
Bir ütopyadan bahseden kısacık yazı, aklını nasıl da bulandırmışta öyle. Çimenlerin üzerinde yürüdüğü sırada dönüp birkaç defa daha bakmıştı rölyeften geriye kalan parçaya. Tüm düşünceler gibi bu da bir merkezde olgunlaşıp çevresine dalga dalga yayılabilir miydi? İnsanların zihinlerinde kalıcı olarak yer edinebilir miydi?
Bir an için aklını esir alan düşüncelerin yoğunluğundan sıyrılmaya çalışsa da biliyordu: Bu konu burada kapanmayacaktı.
Yazarın bu eserinde; neredeyse tüm dünyanın hayali olan mutlak barışı sağlamak üzere bir araya gelen üstün insan grubunun, onların yeteneklerini çalma peşinde koşan gizli yapılanma ile mücadelesi yer alıyor. Kötülük dünyanın köklerine bu denli yayılmışken karşısına dikilmeye kimler cesaret edebilecek? Birkaç yürekli insanın bilim, ener ji ve güç ile tanıştığı bu kitabı soluksuz okuyacaksınız.






Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.